27/9/2007 ·
BU GECE SEN YOKSUN DİYE YAĞMUR YAĞSIN İSTEDİM.
BU GECE YAĞMADI DİYE,
SABAHA KADAR YOLUNU GÖZLEDİM.
ASLINDA NE GECEYİ NE YAĞMURU BEKLEDİM.
BEN SADECE SENİ ÖZLEDİM.
BAZEN DUDAĞIMDA BİR GÜLÜCÜK,
YÜREĞİMDE BİR ATEŞ,
GÖZÜMDEN AKAN BİR DAMLA YAŞSIN.
AMA HERZAMAN
KÜÇÜCÜK YÜREĞİMDE BÜYÜK BİR PARÇASIN.
TERAZİNİN BİR KEFESİNE SEVDAMIZI,
BİR KEFESİNE İHTİRASLARIMIZI YÜKLEYELİM.
GERÇEKÇİ OLALIM. ÇOK KABARIK ASLINDA
ÇOK HAFİF OLANA ALDANMAYALIM.
SEVGİ SADECE AŞK OLMAMALI,
SEVGİ DOSTLUK OLMALI,
BAZEN BİR ÇİÇEĞE DOKUNMA OLMALI…
Yorum (1)
Yorum yaz!
27/9/2007 ·
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o kahreden gurbet
Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam
Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç
Yorum (yok)
Yorum yaz!
27/9/2007 ·
Bir rivayete göre; dört tavuk bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar.
Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğunu inandılar...
Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı, ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı.... Herkes mutluydu, böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum,yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı buğdayı böyle ye!."
Anne tavuk her geçen gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranılacağını da öğretti annesi:
"Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç, şuradan gelirse buraya kaç..."
Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı...
Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü, gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan başka bir canlıya ilişti.
-Anne bu ne? Dedi büyük tavuk.
-Ha o mu? O kartal yavrum, kuşların padişahı.
-Ne de güzel uçuyor!
-Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban, deden, amcan hepsi ona özendi ama hiç biri onun gibi uçamadı..
SEN BİR TAVUKSUN VE BİR TAVUK GİBİ YAŞAMALISIN.
O günden sonra büyük tavuk, ömrü boyunca arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti... Ve her seferinde "keşke bende bir kartal olup uçabilseydim" dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti...O nu bir tavuk gibi defnettiler; kii hakikatte ölen bir kartaldı..
<******>******>
"Bir kartal gibi doğup,bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var.
Şu anda kendi gücünün farkına varamayan,milyonlarca hatta milyarlarca insan var yeryüzünde.
NE BÜYÜK ACI!!
Yorum (1)
Yorum yaz!
27/9/2007 ·
Tanrı dagları yaratmıs, soyle bir bakıp :
"Mükemmel oldu" demis.
Agacı yaratmıs, bakmıs ve :
"cok güzel oldu" demis.
Hayvanları yaratmıs :
"Of, süper oldu elime saglık" demis.
Erkegi yaratmıs :
"Heyt be, budur iste" demis.
Kadını yaratmıs...
... biraz durmus...
... sagına bakmıs...
... soluna bakmıs :
"Neyse bu da makyaj yapar artık naapalım" demis :)
ŞAKA ŞAKA ÖYLE DEMEMİŞ.......
Ya ne demis...
"BİRİ SUSTURSUN ŞUNUUUUUUUU !!!!!!!!!!!
Yorum (yok)
Yorum yaz!
27/9/2007 ·
Mutluluğu sordular bana adı dedim
Huzuru sordular bana tadı dedim
Şefkati sordular bana bakışı dedim
Sevgisi dediler nefes gibi gerçek dedim
Gençliği sordular bana nerde dedim
Yaşamı sordular bana bende dedim
Yüreğimi sordular bana yürekte dedim
Sevgisi dediler bana güneş gibi gerçek dedim.
Güzelliği sordular bana gözlerinde dedim
Muhabbeti sordular bana yüreğinde dedim
Ayrılığı sordular bana toprakta dedim
Sevgisi dediler bana ekmek kadar gerçek dedim
Seni sordular bana o benim dedim
Seni sordular bana o tekim dedim
Seni sordular bana o eşim dedim
Sevgisi dediler bana benimkisi kadar gerçek dedim
Yorum (yok)
Yorum yaz!